Gecenin sabahında

Bütün gece yağmur yağdı. Uyandıkça sesini duydum. Tenteye vuran damlaların sesi, asfalt üzerinde akan suyun sesine karıştı. Yatağın yumuşacık sarılması, yağmuru daha da güzel hale getirdi. Kömür bir kaç defa tepemize zıpladı, ben daha az öksürdüm, gece yavaş yavaş aktı sabaha acelesi yokmuş gibi. Kömür bir ara perdeye asıldı. WhatsApp Image 2016-09-30 at 16.12.42Kalktım kapı dışarı ettim. Koridorda mazlum mazlum miyavladı ama duymamış gibi yaptım. Kalkmaya daha iki saatim olduğunu görünce rahatladım. Onun acelesi yoktu ben de bundan istifade rüya ile gerçek arasında bir yerde hayatımızı düşledim. Saat 5 geçtiğinde hala kalkmama bir buçuk saat olduğunu görüp mutlu oldum. Kömür kapının altından patisini uzatıp bizi kandırmaya çalıştı. Belli ki bütün geceyi ayakta geçirmiş. Benim değil ama onun genç canı sıkkın galiba, yada huyu böyle. Sonunda dayanamayıp kapıyı açtık. İki sıçrayışta yorganın altına daldı. Mırrrrrr, mırrrrr kuyruk havada bir iki dolandı sonra çöreklendi. O yattı biz kalktık. Bugünün sabahı başladı. Benimle beraber yatan hayatım benimle beraber kalktı. Akşamdan giymeye niyet ettiğim kıyafetimin tam tersini giydim. Pazartesi günü ofis soğuktur diye düşündüm. Uzatmaya çalıştığım ve tepemde tas gibi duran saçımı düzeltmeye çalıştım. Camları kocaman açıp uykuyu günlük gezintisine gönderdim. Evin yolunu biliyor, akşama gelir. Yatağımı sanki misafir gelecekmiş gibi düzelttim. Kömür de kalktı. Ona gideceğimizi ama akşama döneceğimizi söyledim. Kara suratı ve gözleriyle kafasını eğip tamam dedi. Kumunu temizledim. Galiba ishal olmuş. Evden çıkmaya hazırım dedim. Hiç cevap vermedi. Evden çıktığımda hava karanlık ve yağmur hala yağıyordu. Bu gece de yavaş yavaş akıp gitmişti. Sabah, Pazartesi, yapılacak işler, ertelenen hayaller, düşünceler, midem, öksürüğüm, kısaca hayatım da benimle beraber kalkmıştı. Hayatı emekli olunca yaşanılacak bir şeymiş gibi  gösteren ve inandırmaya çalışan sistemin içine aktım….    

Advertisements

Sabah sabah aklıma takılanlar

1.Bir şeyi paylaşma ihtiyacı duymamak ile bir şeyi gizleme ihtiyacı✈ Amin Akhundlu / Baku duyarak paylaşmamanın arasındaki farkı bilen var mıdır acaba?

2.Evlat edinmek nasıl duygular hissettirir acaba? Hafif, tatmin edici, ağır, mutlu, zor…..

3.Kaç kişiyi ön yargılarımızın esiri olarak hayatlarımızın dışında tutuyoruz? 

4.Yer yüzündeki kaç kişi ailesini memnun edebilmiştir? Memnun olan anne baba var mıdır? Anne babasını sorgulamayan çocuk var mıdır?

5.Ben işimden %100 memnunum diyen insan popülasyonu ne kadardır? Böyle bir ihtimal var mıdır?

6.Ruh ikizi diye bir şey var mıdır ve bu tanımı kim dilimize yerleştirmiştir? Mükemmeliyetçi bir yaklaşım değil midir?

Tik.. Tok..7.Zamanı bugünkü haliyle kim düznlemiştir?Saniyeler, dakikalar, saatler, günler, aylar, haftalar….. Bizi bir şeylerin içine sıkıştırmış olabilir mi? Neyi gözden kaçırıyoruz?

8.Sistemler mi insanları yönetir, yoksa insanlar mı sistemleri? Bir pantalonu bir sene boyunca giyebilecekken neden 10 taneye ihtiyaç duyuyoruz? Toprak Dede’nin dediği gibi  “Paramız olsa bile onu harcamaya hakkımız yok” mu gerçekten?

9.Arkadaşlıklara ara verilebilir mi? Neden bunun gibi durumları bu kadar abartıyoruz?

10.Neden her kalkan taşın altında bir “buzağı” arıyoruz? Neden bu kadar alınganız? Neden duygu ve düşüncelerimizi rahat konuşamıyoruz?

11.Neden basitçe mutlu olamıyoruz? Her şeyi zorlaştırmak zorunda mıyız?

12. Peh. Gel de çalış şimdi…..