Memleket Havası 2

Bayram da geçtiiiii! Kısmet bir sonrakine inşallah.

Ne zaman o yokuşu tırmandık da Makaza sınır kapısına geldik, amma da uyumuşum diye geçirdim içimden. Oğlum ve eşimin konuşmalarına mı uyandım yoksa kendiliğimden mi hatırlamıyorum, ama kendime gelene kadar konteyner tipi, prefabrik evrak kontrol noktasına gelmiştik. Bilmeyen, Makaza sınır kapısı deyince sıkı kontrollerin yapıldığı, her yerinden resmiyet ve memuriyet akan bir yer hayal edebilir:) Uğraşmayın boşuna, hayallerinizi başka şeylere saklayın. Makaza sınır kapısı, karşılıklı dört prefabriğin yerleştirildiği, prefabriklerde açılan minik pencerelerin birinden Bulgar memurun eli, diğer pencereden de Yunan memurunun elinin göründüğü bir “ülkeler arası” geçiş noktası. Gidiş yönünüze göre ya önce Bulgar eli, yada Yunan eli görüyorsunuz. Yüzlerinizi göstermek için o da siz de eğilmek zorundasınız. Başla selam verir gibi bir şey oluyor her seferinde 🙂 Her Makaza geçişimizde, acaba ne konuşuyorlar, ya da  konuşuyorlar mı diye düşünürüm aynı mekanı paylaşan, iki farklı ülkenin memurları için. Mekan küçük ne de olsa:) İnsan küsemez de iş arkadaşına orada 🙂

WhatsApp Image 2017-06-30 at 12.08.03 (1)Neyse efendim, dönelim mevzumuza:) O kapıdan geçer geçmez her şey tanıdık gelmeye başladı gözüme. Yol kenarındaki otlar çiçekler, “toz ağaçları”, sürülmüş tarlalar, ormanın sesi, tepelerin görüntüsü, aşağı doğru indikçe de parça parça tütün tarlaları. Göçten önceki kadar çok değil dikilen topraklar artık Kırcali köylerinde. Gençlerin çoğunlukla göç ettiği, büyüklerin yaşadığı köyler çoğunlukta artık. İçimde hafiften hafiften yanan hasret ateşi, yerini çok tanıdık birine uzun zaman sonra rastladığımızda yaşadığımız heyecan ve rahatlık duygusuna bırakıyor. Ne kadar uzak kalırsan kal, kavuştuğunda hep orada onunlaymışsın gibi. İşte ben arkada bunları düşünürken, oğlum da bize takılırken, direksiyonu Darıdere (Zlatograd) yoluna kırdık. Hiç oraya gitmediğimizden, yeni bir güzergahın  gösterebilecekleri karşısında heyecanlandık, en azından ben ve eşim 🙂

WhatsApp Image 2017-06-30 at 12.07.23Bulgaristan’da tabelaların gösterdiği mesafeleri, Türkiye’de aynı mesafeyi, açık trafikte, geçebileceğiniz süreler ile karşılaştırmasın kimse. Yollar virajlı ve hız sınırları çok düşük. Zaman farklı hızlarda akıyor. Tabii, ilk birkaç gün yavaşlamak zor oluyor, ama bir haftanın sonuna doğru hafiften alışmaya başlıyor insan. İşte biz bu yanılgıya düşerek, Darıdere yolunu bir yerlerde kaçırdığımızı ve bilinmeyen bir yerlere doğru gittiğimizi düşündük 🙂 Korku ve panikle güldük…. kıh kıh. Yav yoldan sapmak ne kolay! Ama öyle olmadı!  Yol bizi doğrudan Darıdere’ye çıkardı. Kasaba girişinin pek çok BG şehir ve kasabalarında olduğu gibi virane, fakat Darıdere girişi ilginç bir şekilde düzenli virane. Fabrikaların terkedilmiş, üzerlerinde anıların uçuştuğu binaları karşılıyor gelenleri. Selam verdik, geçtik. Ben sadece girişin düzenli olduğunu sanıyordum fakat gördüm ki kasabanın kendisi de düzenli ve temiz. Ve her zamanki gibi kocaman ağaçların gölgesinde yürümenin keyfi doyumsuz. Kasabanın içinden akan derenin şırıltısı bu keyfi daha da pekiştirdi benim için.  Ağaçlıklı yolda yürümeye devam ederek, eski mahallenin onarılıp turizme açılan bölgesine ulaştık. Kaldırım taşı döşenmiş sokaklarında yürürken, “portaların” ardında yaşanmış hayatları hayal ettim. Kimin kimi yaşadı acaba buralarda?

Arkası haftaya…….

WhatsApp Image 2017-06-30 at 12.07.46

Darıdere ve o bölge ile ilgili detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilir merak edenler. Aslında Bulgaristan geneli için geçerli diyebileceğimiz bilgilerdir. 

http://www.filozof.net/Turkce/nedir-ne-demek/12033-dariderezlatograd-bulgaristan-tarihi-ozellikleri-hakkinda-bilgi.html

Advertisements